KAPAT

Travmatik Yas

Kayıplar, yaşamın doğal bir parçasıdır. Yas ise geri dönüşü olmayan bir kayba karşı verilmiş doğal bir tepkidir. Yas denildiğinde akla bir yakının bir sevdiğin ölümü sonrası bir süreç gibi düşünülse de, yas değer verilen önem atfedilen her bir nesnenin kaybıyla da ilgili olabilmektedir.

Kuşkusuz yas süreci, bireyin kişiliğinden, önceki deneyimlerinden, kaybın kişi için anlamından, kaybedilenle kişinin kurduğu ilişki dinamiğinden, o an içinde bulunduğu yaşam olaylarından etkilenmektedir.

Patolojik yani hastalıklı, kronik ya da uzamış yas dediğimizde Kayba verilen, ruhsal ve/veya fiziksel sağlık sorunlarının da eşlik ettiği, anormal duygusal tepkidir. Patolojik yası anlamak için normal yası da anlamak gerekir. Genel olarak normal yas tepkisi şu şekilde gözlenmektedir.

1) Şok ve inkâr: Kaybın hemen arkasından yaşanan şok ve hissizlik dönemidir. Bu dönemde inkâr ve inanmama gözlenir.

2) Kızgınlık ve isyan: Bu dönemde kaybeden kişiye özlem kızgınlıkla kendini gösterir, kişi her yerde kaybettiğini arar.

4) Depresyon: Kişi kendini büyük bir boşlukta gibi hissedebilir. Ruh halinde düzensizlikler, yalnızlık duygusu, sosyal çevreden uzaklaşma görülebilir. Bununla birlikte ağlama, iştah bozuklukları, kayıptan önceki gibi iş yapamama görülebilir. Bu belirtiler bireysel farklılıklarla kişiden kişiye göre değişebilir.

5) Kabullenme: Kişi yaşanılan kaybı kabullenir ve eski yaşamına geri döner.

Yas tutma süreci; yaşanılarak tamamlanması gereken normal bir süreçtir. Genel olarak bakıldığında, normal yastan patolojik yası ayıran durum, kişinin beklenenden uzun süre yas yaşaması ve bu yas tepkilerinin, içinde yaşanılan kültürde normal karşılanmayacak derecede olmasıdır. Patolojik yas; aşırı suçluluk hissi ve kendini suçlama, değersizlik hissi, yaşamın gereklerini uzun süre sürdürememe ve hatta intihar düşüncelerinin de varlığıdır. Bunlar normal bir yas sürecinin bulguları değildir ve genellikle tedavi gerektirirler.

Yas sürecinin belirtilen evrelerden geçerek başarıyla tamamlanması için;

1. Kaybın gerçek olduğunu kabul etmek gerekir.

2. Kaybın acısını yaşamak gerekir. Bu acının yaşanması engellenirse yas tam anlamı ile yaşanamayacaktır. Ölen kişinin idealize edilmesi, ilaç-alkol kullanımı bu süreci kesintiye uğratabilir.

3. Kaybedilen kişinin olmadığı bir dünyaya uyum sağlanması gerekir. Yeni bir dünya bakış açısı, yeni rollerin benimsenmesi, yeni becerilerin kazanılması.

4. Anı formasyonunun oluşması ve kaybedilen kişiye duygusal dünyada yeni yer bulunması ile yas süreci tamamlanmış olur.

Derleyen: Uzman Psikolog Nergiz Özdemir
Travma Çalışmaları Derneği